Sıradan bir gündü. İşyerimde rutin işlerimle meşgulken kapıdan içeriye biri selam vererek girdi. Bir adresi soruyordu; saçları kırlaşmış, seyrekleşmiş yaşlıca bir adamdı. Sorulan adresi düşündüm, biliyordum. O anda müsaittik. Yardımcı olmak istedim ve elemanımla beraber bildiğim adrese yönlendirdim. Komşularım, birine yardımcı olmaktan kendimi alıkoymadığım için bana “Duramadın Yine” diye takılırlardı. Ne zaman bu espriyi yapsalar, rahatsız olmazdım. Aksine, hoşuma giderdi. Çünkü birine yardım etmek, içimde bir sıcaklık uyandırıyordu; yapabileceğim her an, bunu yapardım. Ve yine yapmıştım. Bir iki saat geçtikten sonra, aynı adam tekrar kapıdan selam vererek işyerinden içeri girdi.. Bu sefer teşekkür etmek için dönmüştü. Yardımcı olduğum için kartvizitimi…
Yorum BırakFırsat bulup, “zamanı durdurunca” arada bir gezerim. Kalemim elime geçerse bazende arada bir yazarım… Yazdıklarım/Yazacaklarım; Gözlemim, İzlemim ve Fi tarihidir. Kalan ömrümde, dünya yansa umrumda olmayacak ama, ola ki yanarsa elinde su kovasıyla ilk koşan ben olurum vesselam! 😉
