İçeriğe geç

Kategori: Fi Tarihi

Adam olmanın dayanılmaz hafifliği…

Zamanın birinde, ticarette ve esnaflıkta çok iyi yerlere gelmiş yaşlı bir adam vardı. Yanında çalışan elemanları ve işçileri olan bu yaşlı adamın ticareti nam salmıştı. Herkes, onunla ticaret yapmayı severdi. Derken, günün birinde oğlu büyüdü. 20’li yaşlarına geldiğinde babasının iş yerine gidip gelmeye başladı. Bir gün, babasına: Baba, artık yaşlandın. İşlere ben bakayım, sen de istirahat et, dedi. Babası oğluna: Evladım, işlere sen bak, tamam. Ama ben de gelip kenarda oturup seni bir süre gözlemleyeceğim. Bakalım yapabilecek misin, dedi. Oğlu, babasının bu sözlerini kabul etti ve işlerin başına geçti. Aradan birkaç ay geçtiğinde yaşlı adam, bir gün oğluna: Oğlum, seni…

Yorum Bırak

Kundurasını Kiralayan Çocuk….

Eskiden bir çocuk varmış köyün birinde, Kendi halinde okuluna giden, biseyler öğrenmeye çalışan,  ama bir o kadarda yaramaz bir çocukmuş. Okul da neredeyse bütün çocukların çoğunluğu lastik ayakkabı giyer, kundura ayakkabıyı giyemezlermiş yokluktan giymezlermiş, ama bu yaramaz çocuk giyermiş. Zenginlikten değil harçlıklarını biriktirir hiç harcamazmış. Yaz gelince yaylasında ekin biçenlere pınarlardan çeşmelerden birer içimlik iki küçük su bidonuyla su taşır ne verirlerse 25 krş 50 krş toplar biriktirirmiş. Biriktire biriktire bir gün kundura alacak kadar parası olmuş. 🙂 İlkokul birinci sınıfa başlamadan önce bir kundura alacak parayı biriktirmiş.  Gitmiş zorla dedesine babasına yalvar yakar bir kundura aldırmış. Her gün kundurasını…

Yorum Bırak

Yaşar Ustanın Anısına…

Bizlerden  istediği üç kürek topraktı. Haklıydı istemekle nede olsa üstadımız meslektaşımızdı. Hepimiz nasır tutmuş ellerinin marifetlerine hayrandık. Kurşunları mermi değil, hurufattı harfti. İstediği toprağını verdik, verirken Fatiha’sı zaten hepimizde hazırdı okuduk saygıyla harfi harfine, sonuna amin eklemeyi de unutmadık. Dizerdi kumpasına en iyi bildiği yazıydı heceydi kelimeydi. Parmak uçları hurufattan kurşun harflerle erimişti, ama sırası da gelmişti. Çünkü ölüme karşı konulmazdı. Mezarlıktaki numarası 76009 olarak belirlenirken ona sorulmamıştı. Nemli gözler okurken numarayı dualar artık Yaşar Ustanındı. Ailesi, dostları, ustaları, kalfaları, çırakları hepimiz oradaydık. Orada olmasına oradaydık ama hepimiz biliyorduk bilmesine babasının yanında sonsuza dek kalacaktı. Tıpkı hamiline yazılmış çek yaprağı…

Yorum Bırak