Bazen topraktan bir kök çıkar benzetir betimlersiniz…
Bazen topraktan bir nal çıkar at düşlersiniz…
Bazen topraktan bir yumru çıkar gün boyu arar durursunuz…
Bazen toprak kabarır altın bulmuşcasına heyecan kaplar içinizi…
Bazen topraktan toprak çıkar kokusunda mest olursunuz…
Bazen olimpik bir salona düşer yolunuz gerekeni yaparsınız…
Bazen olimpik bir salona düşer yolunuz gerekeni yaparsınız…
Bazen takılır ayağınız bir (gıldırak çanı) çan’a asarsınız göz önüne saklınız olur.
Bazen bir kayaya kafa tutmuş direnmiş beyaz çiçeğe hayran olursunuz…
Bütün renklerin karmaşıklığında bulursunuz bir eski cam bilyeyi toprakta elinize alır çocukluğa dalarsınız…
Bazen kaçarsınız tüm yaşamdan sakinliğe nefesiniz tazelenir….
Bazen terkedilmiş bir bisikletin ağacın dalında intiharına şahit olursunuz…
Bazen topraktan bir nevruz çıkar görünce baka kalır bayılırsınız seyrine doyulmaz…
Bazen bir ıssızdan geçersiniz, yabanda taşın toprağın bağrında toprakta yatan Karacaoğlan’dır…
Bazen topraktan delik taş çıkar, atasözündeki gibi dersiniz; Delik taş yerde kalmaz.
alır asarsınız bir yere atasözü yerine gelir…
Bazen güneş batarken bir çocuk gülümser tüm saflığı tüm sevimliliği ile gülüşüne kurban senin geçer içinizden…Yanaktan bir makastır hakkı vesselam…
Bazen ayakkabısını kaldırıma teslim edip uyumuş bir evsize selam verir ama bakar geçersiniz…
Bazen sahilden deniz kabukları çıkar eline geçerse bir ressamın her kabuğa hayat verir…
Bazen tozlu tarih yapraklarında çocuklar yine gülümsemektedir.
Bazen topraktan bir filiz uzar, tane tane incir açar incir yaprakları…
Bazen….
Kategori:Genel

İlk Yorumu Siz Yapın