Dağa oduna giderken, baltanın, tahranın kesici yerini ağaçlar korkmasın deyi, bezle bağlarız…
Kuru odun ederiz. Kuru odun bulamazsak ağacın etrafında defalarca döner, üzülerek en zayıf, kurumaya yüz tutmuş dalı keser pişmanlığı yaşarız, ağacın yaşamasını isteriz.
Aynı şekilde kurban keserken bıçağı kurbana göstermeyiz, kurbanlık korkmasın üzülmesin deyi.
Aynı şekilde, tarlada buğday yada sebze çifti sürerken; atamızın eti, kanı, kemiği toprak olduğunu, toprağın ata olduğunu biliriz çift sürerken, sabanı sert olarak toprağa çakmayız.
TOPRAK, YANİ ATAMIZ incinmesin diye çifti yavaş süreriz.
Buğday ekerken aşa, kuşa, boşa diye ekeriz üçte birine razı oluruz, kuşun, karıncanın, yabanın hakkını ayırıyız.
Yük yüklerken de hayvanlara çekebileceği yükü yükleriz. 1 “kile” 13 kg gelir bizim yörede.
Eşeğe 5 “kile“, Katıra 8 “kile“, Deveye bir “mut” buğday yükleriz.
Sabah önce hayvanları doyurur sonra kendimiz doyarız. Yılanın bile hakkı olur diye, sağdığımız sütten birazını toprak kaba koyar damın “dulunda” kuytu bir yere bırakırız yılan sütünü içer, her evin her damın bir kara yılanı vardır biliriz.
Sadakamız da, kurbanımız da harmanımızıda bile, yokluk çeken insanların payını veriyiz.
Ağacın dibinde abdest alırız, hayvana kova ile su verdiğimizde, artanını ağacın dibine dökeriz.
İnsan oğlu gibi ayakları toprakta başı havada yaşayan ve topraktan gelip toprağa giden ağaçlarımız ormanlarımız yaşasın isteriz.
Anası ölmüş kuzuyu, kuzusu ölmüş koyuna yakarız, yetimi öksüzü yaşatırız.
(Sık yapraklı çalıdan yapılmış dar küçücük ikisinin sığacağı kadar bir ağıl yapılır dışarısı görünmesin sadece birbirini görerek çabucak alışsınlar diye)
Eskiler eyi bilir sütana vardır. Ananın sütü yetmezse başka ana bebeği emdirir ve sütanası olur.

Bizler nazarımıza ancak dağlar dayanır diye sabah kalkınca önce d
ağlara, sonra hayvanlara, sonra insanlara bakarız.
Gözümüzün nazarından bile koruduğumuz; Yaradan’ın yarattığı, yaratılandır.
Bizim kimseye zararımız olmaz, olursa faydamız olur.
BİZ YAŞATARAK YAŞARIZ.
Bize kimsiniz derseniz BİZ YÖRÜĞÜZ ARKADAŞ.
(Ramazan Kıvrak)

İlk Yorumu Siz Yapın