Ve güz geldi Sevdiğim,
Dünya, aydınlık sabahlarını yitiriyor usulca,
Göğün maviliğinde kararan bulutlar seferde,
Yağmur ha yağdı ha yağacak,
İncecik bir çisenti yokluyor yüreğimin boşluğunu.
Hüznün tüm koşulları hazır,
Keder akar damarlarımdan sebebini bilmediğim,
Kalbimde binlerce bıçak ağzı,
Yüzüm, ömrümün atlası;
Düzlükleri bunaltı,
Yükseklikleri korku,
Uçurumları yıkıntılarımla dolu.
Yaşamak bir can sıkıntısı mıdır,
Bir akşamüstü turuncu bir yangının eteklerinde?
Umudu tanıyan karamsarlığın,
Sevinci bilen acının gölgesinde…
Göğü görmeden maviyi anlayabilir mi insan?
Yağmur yağıyor Sevdiğim,
Gökten değil, yüreğimin boşluğundan,
Ömrümün ıssız toprağına,
Ve ben sonsuz bir düzlükte eriyip gidiyorum,
Sesim yalnızlıklar katında yankısız.
Dönelim Sevdiğim,
Dönmek yenilgidir biraz da,
Ama güvenli küflü kabuklara sığınıyoruz,
Çıkışlarımız hep yarım kaldı,
Çünkü büyürken geniş ufuklarımız olmadı bizim.
Ölçüsüz yaşamak bize göre değil,
Yaşamı sorguladıkça tükeniyor umutlar,
Bir tutam yaşama sevinci kalmadı içimde,
Geriye bakıyorum, zamanın derin denizlerinde,
Yanılsama değil mi her şey,
Gerçekle düşün umutsuz savaşı?
Bir akşamüstü turuncu bir yangının kıyısında,
Bir ben yalnızım, karanlıklar içre,
Yıldızsız gecelerde,
Sularım toprağa sızarken,
Yorgun bulutları kirpiklerimde taşırken.
Yağmur dindi Sevdiğim,
Gökyüzü masmavi gülümsedi,
Ama bulutların rengi mavi mi, yoksa kurşuni mi?
Gökyüzünü öpmek isterdim dudaklarımla,
Kirpiklerimde değil Sevdiğim….
Mehmet Kaya
2 Ekim 2024

İlk Yorumu Siz Yapın